
Ürün çekimlerinde en önemli etken ışık kullanımıdır. Çekilen ürünün fotoğrafta gerçekten var olduğunu gösterebilmesi için ışığın çok doğru kullanılmış olması gerekir. Ürüne gerekli hacmin verilmiş ve üzerindeki dokunun hissedilebilir etkide olması gerekir. Bunu sağlayabilmek için ise ürünü iyi tanımak ve doğru ışığı verebilmek gerekir.
Öncelikle objektif seçimi yaparken keskin ve macro bir objektif seçilmesi en büyük artıdır. Mümkün olduğunca dar açılı bir objektif ile (85mm-100mm gibi) çekim yapmak ürünün perspektifini doğru gösterecektir. Geniş açılı objektifler ürünün objektife yakın olan kısmını uzak olan kısımdan daha büyük gösterir. Açı daraldıkça da ürünün objektife uzak olan kısmı büyüyecektir. Dolayısıyla 100mm üzeri objektifler de istenilen sonucu vermeyebilir. Bunun dışında alan derinliği de önemlidir. Diyaframı yüksek tutarak alan derinliğini arttırmamız gerekecektir. Özellikle saat çekimleri gibi ürünlerde düzlem üzerinde sadece belli bir bölgenin net olmasını istemeyiz. Saatin tamamıyla net çıkması istenecektir. Alan derinliği bu açıdan ilk dikkat edilecekler listesinde.
Işık konusunda ise çok fazla olasılık mevcut. Parlak cisimler çekilirken obje üzerinde ışık huzmesi olmamalıdır. Çatal-bıçak-kaşık çekimleri gibi çok fazla yansıma olabilecek ürünleri çadırda çekebiliriz. Işık huzmesi çıkması dışında kendi görüntümüzünde ürün üzerinde görünüyor olmasını da istemeyiz. Bu yüzden çekim yaparken ışık ve kendi açımızı objenin üzerinden kontrol ederek yok etmemiz gerekecektir. Daha mat objelerde hacim ve dokuyu yakalayabildiğimiz ayarlarda çekim yapmak gerekir.
Bu yazıyı yazmamdan yaklaşık 5 sene önce su altında kalabileceğimi bir de üzerine fotoğraf çekebileceğimi söyleseler pek inandırıcı gelmezdi. Evet belki de dalış hayatına girmesi en zor kişilerden biriydim. Aşırı derecede suyun altından özellikle karanlık sulardan korkum vardı. Kesinlikle göremediğim bir suda denize girmezdim. Teknedeyken yaklaşmaya bile korkardım. Bu belkide bir çok insan için geçerli […]
Görüntüleri bir çok dosya formatında kaydedebiliriz. Sıkca karşılaştığımız .JPG ve .TIFF gibi formatlar imajın sıkıştırılmış formatları olduğu için daha çok nihai sonuç olarak aldığımız çıktılarda kullanılır. RAW formattaki dosyalar ise imajı sayısal veriler ile kayıtlı tutar ve dolayısıyla daha fazla detay içerirler.
Yorum yapılmamış on This Post