
Kompakt makinelerin en büyük artısı, genellikle ufak olmaları ve taşıması kolay olmasıdır. Ancak bunun yanında hafif olmasının getirdiği bazı dezavantajlar da vardır. Öncelikle kompakt makinelerin objektifleri değiştirilemez. Fabrika çıkışı üzerinde kaç mm. aralığı objektif varsa sadece onunla çekim yapılabilir. Bazı markalar için çeşitli geniş açı ve makro konvertörleri üretilmiş olsa da yine makine üzerindeki objektife takılarak yetersiz sonuç vermektedir. İkinci dezavantajı ise aynasız olmalarıdır. Bunun ne gibi bir dezavantajı olabilir derseniz, deklanşöre basmamızla fotoğrafın çekilmesi arasındaki gecikme diyebilirim. Refleks makinelerde olduğu gibi anlık tepkiler verememektedirler.
Genellikle kompakt makineler ailelerin anı fotoğrafları için kullanılır. Ayrıca profesyonel fotoğrafçılar da pratikliği sebebiyle anı kaçırmamak için yanlarında taşıyabilir, çekmek istedikleri konuların kendi ekipmanını kurmadan önce provasını çekmek için kullanabilir. Son dönemlerde bahsettiğim eksileri kompakt makinelerde üreticiler minimuma indirdi. Objektif değiştirememe açığını da büyük odak farkı objektiflerle üreterek kapatmaktadırlar.
Görme olayı ışığın cisimlerden yansıdıktan sonra gözümüze girmesidir. Yoğun ışıkta göz bebeklerimiz küçülür ve düşük ışıkta büyür. Gözlerimiz bu çalışma şekliyle düşük ışıkta görmeyi sağlayacak kadar ışık toplar.
Ahtapotlar, sekiz kollu, kafadan bacaklı ve yumuşak gövdeli bir yumuşakçadır (Mollusc). Yaklaşık 300 farklı türü vardır ve mürekkep balığı, mürekkep balığı ve nautiloidler ile birlikte kafadan bacaklılar (Cephalopoda) sınıfı içinde gruplandırılır. Ağzı sekiz bacağının merkezinde bulunur ve yumuşak vücut yapısıyla çok küçük boşluklardan bile geçebilir. Ahtapotlar karmaşık bir sinir sistemine ve mükemmel bir görüşe sahiptir. […]
Yorum yapılmamış on This Post